Bezelye Tanesi ft. Çakma Burberry Beat

“Prenses ve Bezelye Tanesi” adında bir kitabım vardı ilkokuldayken. Kaç defa okuduğumu dahi hatırlamayacağım kadar çok okumuştum onu. Hikaye özetle şöyleydi;

Yakışıklı Prens’e babası derki “Oğlum artık evlenme vaktin geldi” Prens de babası da isteyecekleri birçok komşu ülke prensesi olmasına rağmen yada kendi ülkelerindeki asil aile kızları olmasına rağmen “gerçek bir prenses” konusunda çok hassaslarmış.. Ne yapalım ne edelim de bu gerçek prensesi bulalım diye düşünmeye başlamışlar ve ne yapacaklarını bulmuşlaaarr… :) Birçok komşu ülke prensesini ve ülkelerindeki asil aile kızlarını saraylarına davet etmişler. Güzel bir akşam yemeğinden sonra tüm bu kızların sarayda kalmasını istemişler ve hepsine 9 tane yatağın üst üste koyulduğu özel yataklar hazırlamışlar. Ve bu 9 kat yatağın herbirinin altına da 1 adet bezelye tanesi koymuşlar. Sabah olduğunda ve tüm prenses ve asil aile kızları uyandığında hepsiyle özel olarak ilgilenen saray görevlileri rahat edip edemediklerini sormuş bu kızlara. Bir tane kız hariç hepsi “Çok rahat uyuduk, haşmetli kralımızın sarayında rahat etmemek, huzurla uyumamak ne mümkün?!”demişler.. O bir tanesi ise “Teşekkür ederim, çok rahat uyudum fakat birşey beni rahatsız etti, ama nedir bilemiyorum. Beni de konuk ettiğiniz için minnettarım..” demiş. Bu cümle üzerine prens ve kral gelinlerini bulmuş olmalarına çok sevinmişler. Ve tabiki malumunuz 40 gün 40 gece düğünleri olmuş ve gerçek bir prensesle evlenmiş olmanın mutluluğunu yaşayan bir prensin ülkesi hep mutlu ve huzurlu yaşamışşş…. :)

Ben nedense bu hikayeden çok etkilenmiştim. Asil olmak bir şeylerden rahatsızlık duymakla mı olur? sorusu ile çok savaşmışımdır çocukluğumda.. Bunun cevabı “Evet” değildi bunu zamanla kendimden ve gözlemlerim sonucu öğrendim. Ama sırf birilerine yaranmak için de elbette çok memnun oldum, olmaz mıyımcılık oynamak da kesinlikle asillikten değil basitlikten kaynaklanıyordu, bunu çok iyi anlamıştım. Durumu idare etmek başka, durumu idare etmeye çalışırken yine de karşı tarafa olumsuzluğu usulünce iletmek başka, yalakalık yapmak bambaşka birşeydir.

Orjinal olmayan şeylere karşı acayip bir antipatim var. İnternetten mp3 indirmek dışında hiçbir orjinalsizlikle işim olmamıştır. Almak istediğim şeyi alamıyorsam almam, sadece ona benzeyene sahip olmak beni tatmin etmez kesinlikle. Amiyane tabiriyle “çakma” herşeye karşıyım. Ama geçenlerde çok zor duruma girdim. Öyleki parfüm delisi ben, parfümsüz kaldım.. Üstüne bir de mali krizdeyim.. Ayşen’in düğününde istediğim gibi kokmamak.. Bunu kabullenemezdim doğrusu.. Burberry The Beat’in ona en yakın çakmasını bir sürü parfümcüde aradım durdum.. Birtanesinde de buldum ve aldım. Denemek için bileğime sıktığımda boğazımın yandığını hissettim kokladıktan sonra.. Eve dönüşte bu sanki grip olacakmışım da boğazım ondan ağrıyormuşçasına artmaya başladı.. İlerleyen her günde (tabi ben bu arada parfümü kullanıyorum) boğaz ağrı-acısı artmaya ve yerini sanki biri beni boğazlıyor ve nefesim kesilip tıkanıyorum da nefes alabileyim diye öksürmeliyim isteğiyle korkunç bir öksürüğe bıraktı. Ne gündüzüm kaldı ne gecem.. 2 haftayı böyle geçirdim ve sağlık ocağına gittim. Sağlık ocaklarını seviyorum. Doktor sana yalnızca “Size nasıl yardımcı olabilirim?” diyor ve en fazla boğazına bir bakayım deyip ağzını açtırıyor. Tahlil vs. yapılması gerekiyorsa bi kağıda yazıp tahlili yaptırmanı söylüyorlar ve sen o arada odadan çıktığında sıvışabiliyorsun :) Doktor bendekinin alerji olabileceğini söyledi.

-Sigara kullanıyor musun?
+Hayır.
-Ailen ve iş yerinde kullanan var mı?
+Hayır.
-Polen vs. alerjin var mı?
+Bu yaşıma kadar hiç olmadı. Ama ama.. Bir dakika son 2 haftadır bir parfüm kullanıyorum ilk defa.. Ondan olabilir mi?
(Bakın, çakma parfüm dahi diyemedim, o derece..)
-Bak evet, o olabilir. Onu kullanmayı bırak, penceren açık uyu. Bol bol su iç, yüksek yastıkta yat ve evdeki halıları kaldırın.

Tabi bu halı kaldırma fikrinden annem hiç hoşlanmadı :) Doktorun tüm dedikleri yaptım. Yavaş da olsa öksürük azalmaya başladı. Kardeşimin mezuniyetinde “Şu parfümden bi daha bi sıkayım bakayım, hakkaten o mu bana dokundu?” diye sıkıverdim ve o andan beri tekrar başladı öksürük, ölüyorum!

Prenses ve bezelye tanesi oldu size prenses ve çakma parfüm. Orjinal olmayan şeyler psikolojik değil fizyolojik olarak bile dokunuyor bana yahu! Buna çakma güneş gözlüğü de dahil.. Kirpik diplerim yanıyor o gözlükleri kullandığımda.

  • 29 Haziran 2010 tarihli, eski blogtan yazımdır.
Reklamlar

Yorum ||| Comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: